8 Nisan 2010 Perşembe

İşte Bunun İçin Teşekkürler


Fenerbahçe Acıbadem'in başarısıyla ilgili birşeyler yazmak istedim ama beceremedim. Neyseki İlknur imdadımıza yetişti. İlknur'un yazısı aşağıda.


İŞTE BUNUN İÇİN TEŞEKKÜRLER
Bu ülke son 10 yıldır takım sporlarında birçok başarıya şahit oldu. Hatta kupa2 ve kupa3’te olduğu gibi mutlu sonlara da ulaşıldı. Fakat Avrupa’nın bir numaralı kupası ülkemize, hiçbir zaman bu kadar yakın olmamıştı. Fenerbahçe Acıbadem voleybol takımı bu kupayı ilk kez ülkemize getirmek için geçen hafta sonu Cannes’a doğru yolculuğa çıktı. Aslına bakarsanız bu takım buralara her türlü başarıyı ilk seferinde tadarak gelmişti. 6 sene önce 2. ligde olmalarına rağmen kısa bir sürede 1. lige çıkmışlar ardından geçen sene ilk defa şampiyonluklarına ulaşmışlar böylece ilk kez Avrupa Bayanlar Voleybol Şampiyonlar ligine katılmaya hak kazanmışlardı. Fenerbahçe Acıbadem 2009 -2010 sezonuna da fırtına gibi başlayarak sezonu yenilgisiz kapattı. Hatta ligle birlikte kupa ve Şampiyonlar Ligi’de dâhil oynadığı 37 maçta da yenilmeyerek kırılması zor bir rekora da imza attı. Artık amaç oynanacak olan 38. ve 39. maçı da alıp yenilgisiz olarak Avrupa şampiyonluğuna ulaşmaktı. Final-four’da ilk günkü rakibimiz ev sahibiydi. Oyuna set vererek başlamamıza rağmen maçı tie-break setine getirmeyi bildik. Fenerbahçe Acıbadem’in Türk sporuna katkısı böyle anlarda iyice belirginleşiyordu. Birçok izleyici tie-break setinin 15’ te bittiğini ilk defa bu maçta öğrendi, belki de ilk defa futbol dışındaki bir spor için heyecan duyulmaya başlandı ve yine ilk defa yürekler sadece ekranda değil o salonda atmak istedi. Setin kazanılması ve ardından finale çıkılması için 2 farklı üstünlük gerekiyordu ama ne Cannes ne de Fenerbahçe Acıbadem maçı bırakıyordu. Set uzadı, uzadı ve son gülen sarı melekler oldu. Maçı hem salonda hem ekranda izleyen birçok sporsever de böylece bu tarihe tanıklık etmiş oldu. Artık takımımız finaldeydi. Ertesi gün rakibimiz bu kupayı tam 6 kez kazanan Bergamo’ydu. Maç başladı ve 2–0 geriye düştük ardından muhteşem bir geri dönüşle maçı 2-2 ye getirdik. Maç yine tie-break setine kalmıştı ama şans bu sefer bizden yana değildi ve 3-2 yenilerek Avrupa ikincisi olduk. Ama başka neler oldu dersiniz? Fenerbahçe futbol takımı Kayserisporla kritik bir maça çıkmasına rağmen Başkan Aziz Yıldırım Cannes’da olmayı tercih etti, Şükrü Saraçoğlundaki ekranlar futbolu değil voleybol maçını gösterdi, Türkiye Futbol Federasyonu başkanı bile sayın bakanımız Faruk Nafiz Özak ile birlikte o maçı izledi, televizyondaki tüm haberler yayınlarına bu başarının öyküsüyle başladı, Denizli’de kaçan şampiyonluktan sonra bile ağlamayan Aziz Yıldırım’ın gözleri ilk defa bu maçta doldu. Sarı melekler maçın bitiş düdüğüyle birlikte duygu dolu anlar yaşarken belki de birçok gencimiz artık voleybol oynamaya karar verdi, belki de birçok kulüp ve takımlar bu başarıyı haklı yere kıskanıp ve takdir edip amatör branşlara yatırım yapmaya karar verdi. Atatürk havalimanı da bu ilklerden payını aldı ve ilk defa yeni transfer edilen bir futbolcuyu görmek için değil de bir voleybol takımını karşılamak için doldu taştı. Evet, sadece 2 günde birçok şey değişti Türkiye’de. Eğer bir takım, o oyunu bilmeyenlere bile maçını izlettirip en azından sonucunu merak ettirdiyse belki bizde sadece futbol ülkesi değil aynı zamanda voleybol, aynı zamanda yüzme, aynı zamanda boks... Aynı zamanda spor ülkesi olabiliriz.
İşte bunun için alkışlarımız bu işe maddi manevi her türlü desteği veren Acıbadem grubu yönetim kurulu başkanı Mehmet Ali Aydınlara, işte bunun için tüm tebriklerimiz Tüm amatör branşlara neredeyse futbolla aynı değeri veren Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sayın Aziz Yıldırım’a ve işte bunun için TÜM TEŞEKKÜRLERİMİZ Gamova’ya, Osmokrovic’e, Çiğdem’e, Seda’ya, Naz’a, Eda’ya kısacası TÜM SARI MELEKLERE. . .

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder