ali sami yen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ali sami yen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ocak 2011 Perşembe

Ali Sami Yen Ruhu

"Maksadımız İngilizler gibi toplu bir halde oynamak, bir renge ve bir isme malik olmak ve Türk olmayan takımları yenmek."

Ali Sami Bey Galatasaray’ın kuruluş amacını bu kelimelerle özetlemişti bundan 105 sene önce.

Kim diyebilir ki ismini bu şahsiyetten alan Ali Sami Yen Stadı, bu amaçlardan haberdar değildi.

Dün veda gecesinde TV’de mikrofon uzatılan herkes, Ali Sami Yen ruhundan bahsetti, yeni stada bu ruhun taşınması temennisinde bulundu.

Peki, nedir bu ruh, cansız bir yapı, nasıl soyut bir varlığı barındırıyor.

Benim için ruh kavramının stattaki ilk timsali, o stada gelen rakip takımların en azından ilk 20 dakika içerisinde düştükleri çaresiz durumlardı.

Stattan aldığı güç ve güven sayesinde, rakip takımın ismine bakmadan müthiş bir tempoyla top oynayan, top rakip takıma geçtiğinde yine aynı tempoyla, boğucu bir presle rakip takımdan topu kapmaya çalışan Galatasaray takımları, isimler değişse de hep var oldu bu çimler üzerinde.

Düdük çalındığı andan itibaren taraftarıyla beraber rakibin üzerine giden bir takımın o statta sadece 11 kişiyle oynadığını söylemek mümkün değildi.

Elbette dünya üzerindeki her takım kendi evinde, deplasmanlarda oynadığından daha farklı bir oyun oynar, rakip takıma göre daha avantajlıdır. Ama Ali Sami Yen’deki Galatasaray’ın, taraftarla bütünleşerek rakip takımlara ilk düdükle beraber uyguladığı şok baskının, takımın bir futbol kimliği ve kültürü haline gelmesi, Ali Sami Yen ve Galatasaray buluşmasını diğer stat-ev sahibi takım buluşmalarından ayrı kılıyor.

Bu farklılık sanırım ruhtan ne kastedildiğini anlatıyor. İngilizler gibi toplu halde oynayan bir Galatasaray takımı için Ali Sami Yen stadı nasıl bir çözümdü, işte bu ruh onu anlatıyor.

Ali Sami Yen stadı, 105 sene önce yüzünü batıya çeviren, hedef olarak “Türk olmayan takımları yenmeyi” seçen bir adamdan adını almaya yakışır nitelikte, Galatasaray’ın Türk olmayan takımları yenmesinde nasıl bir çözümdü, işte bu ruh onu anlatıyor.

İsminin büyüklüğünce çaresiz kalan takımların, yaratıcının büyüklüğünce çaresiz kalan insanlara benzetilmesiyle, sarı ve kırmızı renklerle oluşturulan ateşli atmosferin ihtişamıyla bütün Avrupa “Cehennem” dedi o stada.

O dünyaca ünlü özgünlüğe yaklaşık 46 yıldır sahip olmanın, Galatasaray’ın futbol tarihinde özel ve saygın bir kulüp olmasında kesinlikle büyük etkileri oldu.

Umarım bu anlamda özgün bir stadyum, kulüp simgesi haline gelebilecek bir mabed oluşturmayı, bu bütünleşmeyi ve bu futbol kültürünü yeni stadımıza taşımayı becerebiliriz.

Yazıyı Maldini’nin, Ali Sami Yen ruhunun boyutlarıyla ilgisi olmadığını çok iyi anlatan sözüyle bitirmek istiyorum: “Hiç kimse beni, bu statta sadece 25.000 kişi olduğuna inandıramaz.”