9 Ocak 2010 Cumartesi

Galatasaray Olgunlaşıyor


Galatasaray son dönemlerde rakiplerine çok komik pozisyonlar veriyor. Özellikle, ofsayt taktiğinin, oyuncular arasındaki uyumsuzluğu gösterdiğini düşünüyoruz. Ancak önemli bir şeyi gözden kaçırıyoruz galiba; bu takım kalıplarından çıkmaya çalışıyor. İşte tam bu noktada Rijkaard- Barcelona- Guardiola üçgeninin içine girmemiz gerek.

2000'li yılların en büyük spor olayı mı, değil mi diye tartışılan bir Barcelona gerçeğiyle karşı karşıyayız. Birçoğuna göre Barcelona kadrosu, takımlı sporlarda dünyanın gelmiş geçmiş en iyi takımı olarak görülüyor ve bu takım bu futbolu geçen sene La Liga'nın dördüncü haftasından itibaren oynamaya başladı. Böyle sağlam ve güzel bir futbol oynayan bir takımın ligin hemen 4. haftasında bu düzeye erişmesi herhangi bir futbol mantığına sığmaz. Bir başka deyişle bu takımın temeli "birileri" tarafından atılmış ve Guardiola bu temellerin üstüne mükemmel bir futbol yapılanması kurmuştur.

Rijkaard ve ekibinin oynatmayı istediği sistem, şu an Guariola'nın Barcelona'da mükemmelleştirdiği ve dünyayı ayağa kaldıran sistemden başkası değil. Barcelona şu an dünyanın oynanabilecek en zor sistemini oynuyor. Çünkü bir takım bu sistemde, top rakipteyken kendini kaybetmişçesine agresif oynarken, top kendisine geçtiğinde inanılmaz bir sükunete ve yardımlaşmaya geçmeli. Yani Sabri veya Barış rakibinin üstüne her zaman yaptıkları gibi şuursuzca saldırırken, bir anda top kendilerinde kaldığında saliseler içerisinde karakter değiştirip sakin bir şekilde arkadaşlarının yaratacağı 4-5 alternatiften birini seçecekler. Galatasaray 2007-2008 sezonunda, Rijkaard'ın oluşturmaya çalıştığı sistemin savunmaya dayalı yönünü Feldkamp'la beraber oynadı. Bu sitemin hücuma dayalı yönünü ise geçen sene Skibbe'yle beraber oynadı. Ancak ilkinde Galatasaray defansif olarak oynadığı (tabiri caizse) "kaos futbolunu" hücuma da yansıttı. Skibbe'yle beraber ise hücumdaki sakinliği ve sabrı savunmada da gösterdi. İki Alman hocanın Rijkaard'tan eksiği oyun içinde "saliselik karakter değişimleri" olmaması. Aslında bu değişimlerin özellikle ikinci Panathinaikos maçından beri ciddi bir şekilde ortaya konulduğunu ve böyle hücum oynamaya başlayan takımların defansif anlamda pozisyon oyununu oturtmasının zaman aldığını söyleyebiliriz.

Galatasaray ligde oynadığı son iki maçta, bizim deyişimle "ofsayt taktiği" sonucunda, Rijkaard'ın deyişiyle "pozisyon oyunu" sonucunda 6 çok net pozisyon verdi. Oyuncuların maçtan sonraki açıklamalarına ve verdiği röportajlara yer verirsek Hakan Balta'dan Arda'ya, Ayhan'dan Mustafa Sarp'a hepsi "Teknik ekibin kararıyla mı ofsayt taktiği yapıyorsunuz? Yoksa bu sizin maç içinde aldığınız bir inisiyatif mi?" sorusuna "Biz önde oynamaya çalışan bir takımız. Bu yüzden defans oyuncularımız savunmayı önde kuruyor" yanıtını veriyorlar. Galatasaraylı oyuncuların da söylediği gibi takım bu sistemi uygularken futbolun temel ilkesini yerleştirmek zorunda. Maç içerisinde en son oyuncu(santrfor) ile defans arasında en fazla 35-40 metre olması gerekiyor. Bir başka deyişle Baros ile Servet arası ne kadar daraltılabiliyorsa o kadar daraltılmalı çünkü rakip ilk adamı ekarte ettiğinde hemen arkasında bir adam daha belirmeli. Bunu uygulamak için tabii ki de savunma önde kurulmalı ve savunma oyuncuları uyum sorununu hallederken ofsayt tuzağını rakibine uygulamalı.

Galatasaray'ın uygulamaya çalıştığı bu oyunu bir kısım futbolsever arkadaşlar çağdışı buluyor, başka bir kısım ise oyuncuların sakat olduğu bir dönemde bu uygulamanın gereksiz olduğunu düşünüyorlar. Öncelikle çağdışı olduğu düşünülen taktiğin, en iyi uygulayıcısının 2009 senesini 6 kupayla kapattığını belirtmeliyiz. Barcelona'nın maçını izlerken lütfen İbrahimoviç ile Puyol-Pique ikilisine dikkat edin. İbrahimoviç ne kadar ileri giderse defans ikilisi de yarı saha çizgisini geçmeyecek şekilde ileri gidiyorlar. Servet, Gökhan Zan ikilisinin bunu beceremeyeceği iddia edilebilir ama zaten Galatasaray'da Barcelona'nın sadece oyun yapısını almaya çalışıyor(Arda da Messi değil). Bazı kısım arkadaşların ise teknik ekibe "Eğer Caner-Hakan Balta-Servet-Uğur savunma dörtlüsüyle oynuyorsan bu sisteme ara ver" çağrısı var. Bir teknik direktör gözüyle bakıldığında böyle bir şeyin mümkün olmayacağını göreceklerini düşünüyorum. Çünkü bir teknik adamın iki ay bütün antrenmanlarda çalıştırdığı sitemi sırf oyunculardan bir kaçı sakatlandı diye değiştirmesi her şeyden önce kendisine ve futbol görüşüne hakaret etmesi demektir.

Bu açılardan bakıldığında Galatasaray'ın iyi bir yolda olduğunu ve bu gelişme sürecinde sancılar yaşamasının olağan olduğu anlaşılabilir. Galatasaray'ın ikinci Panathinaikos ve takip eden maçlardaki hücum futboluna ve rakiplerini kaç defa ofsayda düşürdüğünü gösteren istatistiklere bakarsak iyi yolda olduğunu görebiliriz. Galatasaray bu sene şampiyon olamayabilir, Athletico Madrid'e de elenebilir. Ama önümüzdeki senelere iyi bir Galatasaray istiyorsak tek yapmamız gereken şey sabretmek ve istikrara ulaşmak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder